Savaş Hikayesi

2020 Yılında birçok olay yaşandı. Felaketler, kaoslar ve dahası. Peki yaşananlar ya birilerinin planıysa?

Birileri Düğmeye Bastı ; 2020

savaş hikayesi

Savaş hikayesi, cephede patlayan silah seslerinden çok, insanların içinde kopan fırtınaları anlatır. Kaybedilen dostlar, yarım kalan hayaller ve her gün biraz daha ağırlaşan vicdan yükü satırlara siner. Bu anlatılarda korku kadar sessiz bekleyişler, umut kadar yıkım da yer bulur. Savaş hikayesi anlatıları, okuru sadece bir çatışmanın ortasına değil, insan ruhunun en kırılgan hâline götürür.

Bu kitabı, nasıl bir ortamda, hangi tarihde okuduğunuz bilinmez fakat birileri 2020 yılında düğmeye bu sefer gerçekten bastı.

İnsanlığın başına birçok olay geldi. İnsanlık birçok olay yaşadı. Bu olaylar sayısız komplo teorilerininin düşünülmesini tetikledi. İşte bu tetiklenen bütün komplo teorilerinin düşünceden gerçeğe dönüşüp yaşanıldığı bir yıl 2020.

"Üstün görme" konusu altında inceleyip, "nereye gidiyoruz" sorusuna genel olarak cevap arayacak ve yaşananlar ile yaşanmayanları birleştirerek yazıcam. Yani kurgu ve gerçegi birleştirip anlatıcam size. TÜRKİYE zaten hep 2020 yılını yaşadığı için Dünya'ya odaklanarak anlatıcam. Şimdiden keyifli dakikalar.

2020 Yılın da ortadoğu ortadoğu olmaya devam ederken, ABD dünyanın lideri benim düşüncesin de devam ederken, ABD ve ÇİN arasında "ticaret" adı altında yeni lider benim tartışması yaşanırken, kısacası dünyada "olağan dışı" herhangi bir sorun yokken bir anda 3 Ocak 2020'de ABD'nin İranlı Komutan Kasım Süleymani'ye suikast düzenlemesiyle dünyanın bütün gündemi değişti.

Detaylara girmicem zaten konuyu araştırıp bulabilirsiniz. Bu konunun bu kadar gündem olmasının sebebi ABD'nin öldürttüğü komutanın yani Kasim Süleymaninin İran için bir Genel Kurmay Başkanı seviyesinde olması ve halk tarafından çok sevilmesiydi. Bu gerginligin geçmişi vardı fakat bana göre düğmeye basılma anı, 2020'nin nasıl geçecegini gösteren bir detaydı.

Bu olaydan sonra İran'ın ABD'yi tehdit etmesi, bazı üstleri vurması ve 80 ABD'li terörist öldürüldü demesi ile bütün dünya da korku başladı. Kitabın başın da söyledigim ve herşeyin başlangıcı olan o korkunun sebebi şuydu ;

"Üstün görme"

Yapılan seçimlerin nelere yol açabilecegini sorgulamaya başladı insanlar. Kusursuz ya da neredeyse kusursuz şekilde düşüncelerimize uyan insanları sözde demokrasi ile başımıza getirdik. Hata yaptığımızı anladık fakat artık çok geçti . . . .

Bilenler bilir ABD Başkanının ünlü bir çantası vardır. Başkanın önünde "istediği yere, istediği zamanda" gönderecebilecegi bir nükleer füze sistemi bulunur.

Yani bir ülkeyi yok edebilecek bombayı kontrol eden sistemi ne düşündüğünü, ne yapacagını bilmedigimiz birinin 2 dudagı arasına bıraktık. O yetkiyi alan insanın "Yarın ölücem. Bugün gideyim şu ülkeyi vurayım" kafasında hareket etmeyecegini hiçbir zaman bilemedik.

Tabi bu çantada ki sistem direk şu tuşa basayım tak diye anında göndereyim mantığıyla işlemiyordur büyük ihtimal fakat bu mantıkla işleyenide var ; Kuzey Kore.

Bu konuya girmicem çünkü bu kitabı yazma amacım herhangi bir ülkenin, kişinin ya da kişilerin "Canım sıkıldı, zaten şu ülkeye de uyuzum" mantığıyla bir ülkeyi yok etmesini istemeyi konu almak değil. Bu kitabı yazma amacım bu kişilerin düşüncesinde olanların topluluk halinde düğmeye basmasını anlatmak.

Üstün görme var evet. Kendini üstün görerek biz diğer insanlardan daha güçlüyüz, biz iş veriyoruz ki milletin parası var" mantığıyla hareket edilerek kendisinden alt kesimdekileri yok edip dünyanın sözde gerçek sahipleriyle yaşam sürme merakı olabilir. O kadar güç yanın da ego, kibir getirmiş ve bunun sonucunda da böyle bir karar alınmış olabilir.

Asıl soru neden şimdi ? Neden 10 yıl önce değil de bugün ? Çok klişe fakat "kaynaklar bitiyor" mantığıyla mı ?

İşte bu sorunun cevabı  "Bilinmezlik.”

Birçok sebebi olabilir. Dünyanın nüfusu şu ankinden 10 kat daha fazla olsaydı kaynaklar yeter miydi ? İşte o ana gelinmesin diye bu karar alınmış olabilir.

Uzun yıllar boyunca alınan kararların artık uygulanmaya başlanmasının önünde hiçbir engel kalmamış olabilir. Bu kararları almanın sebebi de sadece dünyanın gerçek sahiplerinin kendilerinin olduğuna inanmaları olabilir.

Çok örnek sayabilirim fakat bu kararları alanlar kimler ? Bunu nasıl planladılar ?

Her komplo teorisinde adı geçen Rotschild ailesi mi ? İsrail mi ? ABD mi ? Rusya mı ?

Bu sorunun tam cevabı bence şu ; Hepsi.

Karar ne mi ?

Haktan ErdoğanSunar.

2019'dan 2020'e geçerken öyle bir yıl geliyordu ki bütün dünyanın düzeni değişecek, kaos tam anlamıyla yaşanacaktı. Birilerinin yeni bir şeyler denediği, dünyayı kendi istediklerine göre dizayn etmeye başladıkları 2020'nin ilk günlerinden belli olmaya başlamıştı.

Herşey hazırdı. Toplantılar yapılmış, ülkelerin en güçlü kişi ya da kişileri yani zarar görmeyecek olanlar en önceden belirlenmişti. Sesini çıkaranlar ya da çıkartma ihtimali olanlar yani 2020'de olacakları en önceden bilenler yok edilmişti. Kimisi tehdit edilmiş, kimisi öldürülmüş, kimisi hapise yollanmıştı. Doğru yolda giden yay yoldan çıkmıştı. Yani herşey hazırdı ve düğmeye basıldı.