Paralel Evren Konulu Kitap

Tanrı var mı? Eğer varsa, hesap vermeden istediği her şeyi yapabiliyor ve yapabilir. Bu seni korkutmuyor mu?

Metaverse : Acıların Efendisi

paralel evren konulu kitap

Paralel evren konulu kitap, tek bir kararın bile bambaşka hayatlara kapı aralayabileceği ihtimaliyle okuru düşünmeye zorlar. Farklı gerçeklikler, iç içe geçen zaman çizgileri ve “ya öyle olsaydı?” sorusu anlatının merkezinde yer alır. Paralel evren konulu kitap anlatıları, bilinen dünyanın sınırlarını aşarak okuru olasılıklarla dolu başka evrenlere taşır.

Caner mektubu aldı. Berkay yanına geldi. Caner kendi kendine söylendi.

Caner : Acıların efendisi mi ?

Berkay : Anlamadım, ne dedin ? Özelse gideyim.

Caner : Hayır özel değil. Gönderen kişinin adı ve soyadını Acıların Efendisi olarak yazmışlar ve bir mektup beklemiyordum ben.

Berkay : Aç istersen.

Caner : Bu hayatımda aldığım ilk mektup. Kim gönderdi acaba.

Berkay : Kader diyebiliriz Caner.

Caner kafasını salladı.

Caner : Öyle.

Caner zarfı açtı. Elini içeri sokup a4 kağıdını çıkarttı. Kağıtta yazanları okumaya başladı.

"Caner gönderdiğim mektubu eline alır ve kendi kendine söylenir.”Acıların efendisi mi ?" der. Daha sonra Berkay "Anlamadım. Ne dedin ? Özelse gideyim.” diye karşılık verir. Caner devam eder.”Hayır özel değil. Gönderen kişinin adı ve soyadını Acıların Efendisi olarak yazmışlar ve bir mektup beklemiyordum ben.” der.

aner durdu.

Caner : Nasıl ?

Berkay : Bu nasıl mümkün olabiliyor ?

Caner okumaya devam etti.

Berkay "Aç istersen" der. Caner "Bu hayatımda aldığım ilk mektup. Kim gönderdi acaba" diye karşılık verir. Berkay "Kader diyebiliriz Caner" der. Caner kafasını sallar ve "Öyle" der. Caner zarfı açar. Elini içeri sokup a4 kağıdını çıkartır ve kağıtta yazanları okumaya başlar.

"Caner gönderdiğim mektubu eline alır ve kendi kendine söylenir.”Acıların efendisi mi ?" der. Daha sonra Berkay "Anlamadım. Ne dedin ? Özelse gideyim.” diye karşılık verir. Caner devam eder.”Hayır özel değil. Gönderen kişinin adı ve soyadını Acıların Efendisi olarak yazmışlar ve bir mektup beklemiyordum ben.” der. Buraya geldikten sonra Caner durur ve "Nasıl ?" diye tepki verir. Berkay "Bu nasıl mümkün olabiliyor ?" diye karşılık verir. Daha sonra Caner mektubu okumaya devam eder.

Haktan ErdoğanSunar. Metaverse : Acıların Efendisi Caner ve Alperen’in Evreni

Caner ve Alperen'in babası mezarlıktaydı. Telefon çaldı. Telefonu açtı ve konuşmaya başladı.

- Başın sağ olsun abi.

"Sağolun. Kimsiniz ?"

- Ben Alperen'in uzaktan arkadaşıydım abi. Haberi duyunca aradım. ALLAH rahmet eylesin.

Caner'in Evreni

Kardeş olan Alperen ve Caner balkonda oturuyor idi. Sigara içerlerken sohbet ediyorlardı.

Alperen : Abi söylediğin diziyi izledim.

Caner : Beğendin mi ?

Alperen : Sonu daha iyi olabilirdi ama inanılmaz emek var. Oyunculuklar ortalama ama yeşil perde çok iyi kullanılmış. Efektler hiç sırıtmıyo.

Caner : Türkçe dublaj mı izledin ?

Alperen ile Caner sohbet etmeye devam ederlerken uzaktan "En büyük asker bizim asker.” sloganları ile korna sesleri duyulmaya başladı. Bir araç konvoyu geliyordu.

Alperen : Evet. Biraz baktım dublajına, beğendim ve devam ettim.

Araç konvoyu yaklaşırken Caner sohbetin bölünmesini istemedi ve açık olan balkonun camını kapattı. Konvoy evlerinin önüne 100 metre mesafedeyken silah sesleri duyulmaya başladı. İki abi kardeş balkondayken gelen konvoya bakıyorlardı.

Caner : Gerizekalıları görüyor musun ? Siz asker misiniz terörist mi ? Silah sıkmak nedir ?

Konvoy evlerinin önüne geldiğinde konvoyun uzunluğunu net olarak görebiliyorlardı. 15 araçlık bir konvoydu bu. Bazı araçların üzerinde TÜRK bayrakları vardı. Bazı araçlarda camın dışına çıkmış ve cam bölümünün oraya oturan kişiler görünüyordu.

Caner : Şunlara bak. Polisi arasan gelse korkacak bunlardan. Hatta bize bile kızabilirler asker eğlencesi yapıyorlar bunumu şikayet ediyorsunuz diye.

Konvoyun baş tarafındaki araçlar Alperen ve Caner'in oturduğu binanın önünü biraz geçti ki durdular. Arabadakiler indi ve meşale yaktılar. Yolu araç geçişine kapattıklarından dolayı trafik uzunluğu artıyordu.

Caner : Ben içeri geçiyorum.

Alperen : Bende geç...

Gelen kurşunun balkonun camını delmesi ile cümlesi yarıda kalan Alperen'in yere düşmesi aynı anda oldu. Caner bir anlık reaksiyonla çömeldi. Başını kardeşine doğru çevirdiğinde hayat bir iki saniyeliğine onun için durdu. Dışarıdaki insan uğultusu, korna sesleri, silah sesleri, araba sesleri bir anda sanki o bir iki saniye için yok oldu. Kardeşinin göz altından giren kurşunun yüzünü paramparça ettiğini görmesi, üzerine baktığında ise kardeşinden sıçrayan kanı görmesi ile kalbine ağrı girdi. Kafasında şimşekler çaktı. Göğsüne tarifsiz bir acı oturdu. Sanki o ölmüştü o anda. Yaşadıkları bütün anılar sanki 10 saniyeye sığdırılmıştı ve şimdi gözünün önünden geçiyordu.