Komplo Teorisi Konulu Kitap
İkiz Kuleler Saldırısının olduğu gün iş görüşmesinde olmak.
İş Görüşmesi
Komplo teorisi konulu kitap, görünenin ardında saklanan bağlantıları, tesadüf sanılan olayların aslında nasıl bir bütünün parçası olabileceğini okura sezdirir. Gizli belgeler, örtbas edilen gerçekler ve sorgulanmayan anlatılar satırlar ilerledikçe birbirine bağlanır. Komplo teorisi konulu kitap anlatıları, okuyan kişiyi sadece bir hikâyenin değil, gerçeğin ne olduğuna dair bitmeyen bir şüphenin içine çeker.
"Bu nasıl ?"
- Bence siyah olan daha iyiydi.
"Çok resmi duruyor siyah. Her görüşmeye siyah takım elbise ile gidiyor insanlar.”
- Peki sen bilirsin. Zaten giydiğin kıyafetin renginin görüşmeye etkisi olacağını zannetmiyorum.
"Tamam bunu giyiyorum. Mavi uğur getirir umarım.”
İki saat sonra kapının önüne geldim.
- Umarım istediğin gibi gider her şey. Parfüm sıktın mı?
"Sıktım. Her şey hazır. Çok heyecanlıyım.”
Abime sarıldıktan sonra evden ayrıldım.
Haftalardır bu günü bekliyordum. Hayatımın en önemli sınavını vermeye gidiyordum belki de. Geleceğime yön verecek, hayatımı baştan aşağıya değiştirecek bir görüşme yapmaya gidiyordum. Kariyerim, hayallerim, yaşantım, istediklerim, her şey bu görüşmeye bağlıydı.
Haktan ErdoğanSunar. İş GörüşmesiSevdiğim kadın Maria'nın da burada çalışması bu heyacanımı arttırıyordu. Onunla burada bir gelecek inşa etmek inanılmaz güzel olurdu.
Koluma ve telefonumdaki saate bakabilecekken, heyecandan taksiciye "Saat kaç?" diye sordum. ”05:10" demişti. Saat 07:00'deki görüşmeye yetişeceğimden emin olduğum halde 2 saat önceden yola çıkmıştım. Yola çıktığımda güneş daha doğmamıştı.
Taksi ücretini verip taksiden indiğimde iş görüşmesi yapacağım 110 katlı 2 kule beni karşıladı. Daha önce önlerinden sayısız kere geçmiştim. Ülkenin en önemli yapı taşlarından biri olan bu 2 kuleye daha önce Maria'yı ziyaret için girmiştim. Bu sefer farklıydı. Daimi şekilde burada çalışmak için bugün buraya gelmiştim.
Bu 2 gökdelenden biri kuzey kulesi diğeri güney kulesi olarak adlandırılıyordu. Maria güney kulesinde çalışıyordu. Maria'nın ofisinin bulunduğu 84. Kat bütün şehri ayaklarının altına alıyordu. 200 mt2'lik ofisin eşsiz şehir ve deniz manzarası vardı.
Görüşme sağlayacağım yer kuzey kulesiydi. Web sitelerinde bulunan iletişim formunu doldurmuş, daha sonra genel sekreter telefon aracılığıyla bana ulaşmıştı. Bugün saat 7'de kuzey kulesi olarak adlandırılan gökdelende olmam gerekiyordu. Evden çıkmadan önce kahvaltımı yapmış, traşımı olmuş ve banyo yapmıştım. Günlerdir hem abimle hemde Maria ile bir prova niyetinde çalışmalar yapmıştık.
Maria bana deneyimlerini anlattı. İlk görüşmenin heyecanlı geçebileceğini, her tipten soru sorulabileceğini belirtti. Daha önce bir çok firmada çalışmıştım fakat burası farklıydı. Maria bana heyecanlanmamam gerektiğini söyledi fakat bu mümkün değildi.
Belirli süre zaman geçirdikten sonra....
Kuzey kulesinin ön tarafına geldiğimde devasa bir dönen kapı karşıladı beni. Saat daha 06:30'du. Telefonumu kapatacağımdan dolayı son kez Maria'yı aradım.”Canım seni çok seviyorum. Bana şans dile.” dediğimde "Ben sana güveniyorum.” demişti.
Yürümeye başladım ve dönen kapıdan içeri girdim. Adımımı kırmızı bir halıya atmıştım. O halı upuzun bir koridoru tamamlıyordu. Sol tarafta 4 ayrı asansör, cam ile dizayn edilmiş ve alt kattan bakıldığında görülebilecek bir üst kat vardı. Etrafta sivil ve takım elbiselerle dolaşan her yaştan insanlar görüyordum.
Hemen önümde bulunan ve etrafında 8 tane güvenlik duran x-raye doğru yürümeye başladım. X-rayin önüne geldiğimde "Lütfen metal eşyalarınızın tamamını sağ taraftaki alana bırakın.” dedi kadın güvenlik. Cep telefonumu, saatimi, cüzdanımı bıraktıktan sonra x-rayden geçtim. X-rayden geçtikten sonra eşyalarımı aldım ve sağ tarafta koridorun yarısına kadar uzanan resepsiyon bölümüne yürüdüm. Biri erkek biri kadın olmak üzere 2 görevli duruyordu. Erkek olan geldiğimi gören ilk kişiydi ve bana gülümseyerek.”Merhaba. Ne için gelmiştiniz ?" dedi.
Randevum olduğunu belirttiğimde 24. kata çıkmam gerektiğini söyledi. Telefonla konuştuğum genel sekreterin odası o kattaydı. Teşekkür ettikten sonra asansörlerin olduğu tarafa geldim. Üst katlardan birine çıkacağımdan dolayı yukarı yönlü ok simgesi bulunan butona bastım ve beklemeye başladım.
17. Kattan gelen asansörü beklerken 40'lı yaşlarda esmer, kısa boylu, siyah takım elbise giymiş biri yanıma geldi. Asansörün kapıları ekranda "4" yazınca açıldı ve beraber içeriye girdik. Ben 24. o ise 38. Katın düğmesine bastı. Kapılar kapandı ve asansör yukarı doğru çıkmaya başladı.
Asansörün etrafı açık olduğundan dolayı yukarı çıkarken şehir manzarasını görebiliyorduk. Yukarı çıktıkça insanlar, araçlar, ağaçlar hepsi ufacık olmuştu. Daha önce hiç bu kadar hızlı bir asansörede binmemiştim. Daha bineli 20 saniye bile olmamıştı ki 4. Kattan 14. Kata gelmiştik.