İntikam Hikayesi
Kaan, bir gün ölen babası Tümer'den yıllar sonrası için gönderilmiş mailler almaya başladı. Mailde televizyonu açması gerektiğini söylüyordu. Televizyonun yanına gidip, maildeki saat geldiğinde, bütün yayınlar gitti ve babası tüm televizyon kanallarında görünmeye başladı.
Tutuklanamaz
İntikam hikayesi, geçmişte açılan bir yaranın kapanmamasıyla başlar ve zamanla insanın içini sessizce kemiren bir hesaplaşmaya dönüşür. Kaybedilenler, yarım kalan sözler ve bastırılan öfke, karakteri adım adım geri dönüşü olmayan bir yola sürükler. İntikam hikayesi anlatıları, adalet ile hırs arasındaki ince çizgiyi sorgulatarak okuru karanlık bir yüzleşmenin içine çeker.
Kaan, yüzünde büyükçe bi kesik izi olan yaşlı annesine doğru bakıyordu.
"Bana biraz babamı anlatsana anne.”
- Tümer. Tümer yakışıklıydı, Tümer güvenilirdi, onu hep sevdim, her zaman sevdim oğlum.”
"Nasıl tanışmıştınız ?"
O an gözlerinin önüne gelmişti Betül'ün. Gözlerinin dolmasına engel olmak zorundaydı çünkü oğlu Kaan'ın üzülmesini istemiyordu.
- İş yerinde tanıştık.
"Nasıl oldu ? İlk o mu yürüdü ?"
Betül, oğlunun bu sorusu karşısında hafif gülümsedi.
- Güldürme beni oğlum. Yürümek de ne demek ? Nasıl konuşuyorsun böyle sen. Şaşırtıyorsun beni.
"Anne anlat işte.” dedi Kaan ısrar ederek.
- Aslında iki taraflı oldu bu. Birbirimizi sevdiğimizi anlamıştık. Bakışlardan, konuşmalardan anlıyorsun. Baban ilk adımı attı ve beni yemeğe davet etti.
"Kabul ettin mi ?" dedi Kaan.
- Tabiki de evet. Ona aşık olmuştum.
"Benim tohumlarımı ne zaman attınız ?" dedi gülerek Kaan.
Betül oğlunun bu cevabından sonra bir kahkaha attı ve "Çok terbiyesizleşmişsin. Nerden öğrendin bunları ?" dedi.
"44 yaşındayım anne, çok normal.” dedi Kaan annesine belli etmediği bir buruklukla.
Haktan ErdoğanSunar."Doğru.” dedi Betül gözleri dolarak.
"İlaçlarını aldın mı anne ?" diye devam etti Kaan.
"Yeni Donepezil içtim oğlum.” dedi Betül.
"Peki. Babamla neler yapardınız ?" dedi Kaan bir gülümsemeyle.
"Konuyu aynı yere mi getiriyorsun yoksa ben art niyetli miyim ?"" dedi Betül gözlerini silip gülümsemeye başlamışken.
"Hayır anne ya, beraber nasıl vakit geçirirdiniz onu soruyorum.” dedi Kaan gülümsemesine devam ederek.
"Yemek yerdik, sinemaya giderdik, oyun oynardık . . .” derken cümlesini bitirmeden Kaan araya girdi.
"Ne oyunu anne ?"
"Tümer bir oyuncuydu. Beni de alıştırmıştı. Beraber çok CS GO oynadığımızı hatırlıyorum. A way out diye bir oyunu bitirmiştik.” dedi Betül.
"Vay be.” dedi Kaan.
"İmdb'de ki en yüksek puanlı filmleri hep beraber izledik. Roller coaster'a bindiğimiz günler, youtube videosu çektiğimiz anlar, kahkahalarımız, anılarımız. Çok güzeldi.” dedi Betül ve kendini tutamayarak ağlamaya başladı.
"Ağlama anne ya, ağlama.” dedi Kaan annesinin başından tutarak.
"Onu canlı hiç göremedin oğlum. Çok üzülüyorum bunun için.” dedi Betül oğluna sarılırken.
Tutuklanamaz"Short'tan ses duydum.”
"Long var.”
"Çözemez, çözemez, çözemez.”
"Helal lan size.”
"Ben daha oynamıcam, çıkıyorum.”
"Abi, Betül Abla aimini baya geliştirmiş.”
"Sürekli oynuyoruz oğlum. Az ölüm maçı girmedik. Alıştı ama bir süre oynayamıcak yakın zamanda. Bende çok girmem belirli süre.”
"Neden ki abi ?"
"Hamile çünkü.”
"Ooo abi hayırlı olsun. Çok mutlu oldum. Kız mı erkek mi ?"
"Erkek.”
"İyi abi, Allah analı babalı büyütsün. Ad düşündünüz mü ?"
"Kaan koyduk adını.”
"Heyacanlı mısın abi ?"
"Çok heyecanlıyım. Baba olacağını bilmek garip bir şey. Hepinize nasip olur umarım kardeşim.”
"İnşallah abi.”
"Anne ?"
"Efendim oğlum ?"
Tutuklanamaz"O kadar özledim ki.” derken Tümer'in fotoğrafını tutuyordu Betül. Tümer'in erken yaşta ölmesinden dolayı ona sinirliydi ve bu siniri uzun zamandır bastırıyordu.
Tümer'in erken yaşta ölmesinden dolayı onu bir düşman olarak görmeye başlamıştı. Onun kendisine bir ceza verdiğini düşünüyordu. O olmadan hayat anlamsızdı, boştu.
Betül yerinden kalktı , uzun zamandır açmadığı bilgisayarının yanına gitti ve power tuşuna bastı. Tümer öldükten sonra yanyana duran bu iki bilgisayar bir nostaljik alet olmuşcasına duruyordu ve çalışıyordu da.
Tümer'in bilgisayarını ara ara açar ve dosyalara bakardı. Bu bilgisayarı her açtığında kendini garip hissederdi çünkü bu bilgisayarda Tümer saatler geçirmişti.