Epik Fantastik Hikaye

Sonsuz tane odaya sahip olan gizemli bir yerde uyanmak. Peki Salih neden buradadır? İşte orası soru işareti.

Soru İşareti

epik fantastik hikaye

Epik fantastik hikaye, kadim kehanetlerin, unutulmuş krallıkların ve kaderi omuzlarında taşıyan karakterlerin izini sürer. Uzun yolculuklar, efsanevi yaratıklar ve iyilikle kötülük arasındaki büyük çatışma satır satır büyüyen bir dünyaya dönüşür. Epik fantastik hikaye anlatıları, okuru gerçeklikten koparıp cesaretin, fedakârlığın ve efsanelerin hüküm sürdüğü bir evrene taşır.

Gözlerimi yavaşça açtığımda tavana bakıyordum. Zihnim bulunduğum yeri sorgulamaya başlamışken, kafamı sola, tavanın ortasına doğru hafif çevirdim ve beyaz ışık yayan lambayı gördüm. Bir an da benden uzun olan yattığım yataktan kalktım."Ne oluyor lan? Burası neresi?" sorularının eşliğinde bulunduğum odayı incelemeye başladım.

Küçük bir odadaydım. Odada cam yoktu. Yatağımın sağ tarafında bir boy aynası ve aynanın çaprazında tahtadan kapı vardı. Hemen yerimden kalktım ve kapının yanına gittim. Kapının anahtar deliği yoktu, sadece kolu vardı. Kapıyı açmak için kolu sertçe aşağıya doğru indirdim fakat çok fazla denememe rağmen kapı açılmadı. Denemeyi bıraktıktan hemen sonra esnemeye başladım. Daha yeni uyanmama rağmen, 10 saniye önce hiç uykum yokken bir anda uyku bastırdı.

Haktan ErdoğanSunar.

Şu anda uyumayacaktım çünkü bu inanılmaz saçma olurdu. Şu anda nerede olduğumla ilgili bilgi toplamam gerekiyordu. Kulağımı kapıya koyup dinlemeye başladım. Hiçbir şey duyamıyordum. En ufak bir ses yoktu. Resmen ölüm sessizliği vardı. Dinlemeye devam ederken elimle kapıya vurup "Beni duyan var mı? Duyuyor musunuz beni?" diye bağırdım. Sesimin odada yankılanması dışında en ufak reaksiyon yoktu. Ardından "İmdat! Yardım edin." diye bağırdım fakat sonuç aynıydı.

Kapıya tekme atmaya başladım fakat kapı titremiyordu bile. Tahta kapı olmasına rağmen çelik kapıymış hissiyatı vermişti. Kapıda ufak zedelenmeler görüyordum fakat ayağımla ya da elimle vurarak bu kapıyı açmamın imkanı yok gibi gözüküyordu. Uykumun geldiği hissiyatı devam ediyordu ve kapıya vurmaya devam ettikçe de yorulmuştum. Açamamıştım kapıyı ve bunu kabullendim. Belki de beklemeliydim diye düşündüm. Yatağa uzandım ve uyudum.

Uyandığımda ne kadar süre uyuduğumu bilmiyordum. Etrafta zamanı gösterecek, tahmin yapabileceğim en ufak detay yoktu. Yerimden kalktım. Herşey aynı yerindeydi. Uyumadan önce bıraktığım şekilde duruyordu fakat bende değişiklik vardı.

Nedensiz mutsuzluk vardı. Garip bir şekilde mutsuz hissediyordum ve bunun neden olduğu hakkında en ufak fikrim yoktu. Buraya nasıl geldiğimi bilmiyordum ve bu yüzden en son hatırladığım şeyi düşünmeye başladım. Buna başlamakla çok büyük hata ettim çünkü hiçbir  şey hatırlamıyordum. Bu hiçbir şeyden kastım ismimi hatırlamayacak kadar genişti. Anılarım tamamen silinmiş gibiydi. Ailem var mıydı bunu bile bilmiyordum.

Hızlıca kapının yanına gittim. Sertçe kolu aşağıya indirdim fakat kapı yine açılmamıştı. Kapıya uyumadan öncekinden daha sert şekilde ayağımla vurmaya başladım."Orospu çocukları açsanıza kapıyı. Dalga mı geçiyorsunuz lan şerefsizler ?" diyerek bağırdım. Hiçbir reaksiyon yoktu. Geri geri geldikten sonra omuz vurmak için yatağımın yanına gitmek istedim fakat yatağımın yanına yürürken yine esnemeye başladım. Uyumadan önceki gibi, tamamen aynı hissiyatta uykum gelmişti ve bu çok saçmaydı. Bu bir hastalık belirtisimiydi diye düşünüyordum fakat hiçbir şey hatırlamadığımdan dolayı buraya hasta gelip gelmediğimi ya da burada hasta olup olmadığımı bilmiyordum.

Omzumu kapıya doğru çevirerek hızlıca kapıya doğru koştum ve vurdum. Kolum ağrımıştı fakat tekrardan aynı yere geldim ve yine vurdum. Yine vurdum, yine vurdum, yine vurdum. Açılmıyordu kapı ya da ben açamamıştım. Omzum çok ağrımıştı fakat uykum gelmesine rağmen devam edecektim. Kapının yanına gittim ve tekme atmaya başladım. Amacım kapıda bir delik oluşturmaktı fakat defalarca vurmama rağmen delik oluşturmak için yetersiz kaldı. Öncekinden daha fazla yorulmuştum ve uykum vardı. Yatağıma uzandım ve uyudum.

Uyandığımda bir öncekine göre çok daha mutsuz uyandım. Neyin sebep olduğunu bilmediğim bir şey yüzünden mutsuzdum. Kafayı mı yemiştim ? Psikolojik bir hastalığa mı yakalanmıştım bilmiyordum.

Yine her şey aynı yerindeydi. Sinirli bir şekilde yerimden kalktım ve kalkar kalkmaz hızlıca kapıya doğru omuz attım. Omuz attıktan hemen sonra yine uykum gelmeye başladı. Az önce kalktığım yatağa tekrardan yatmak istiyordum fakat şu anda bunun zamanı değildi. Buradan çıkmak için uğraşacaktım.

Tekrardan aynı yere gelirken "Sizin ben ananızı sikeyim orospu evlatları. Açsanıza lan kapıyı." diye bağırdım. Yatağın oraya tekrardan geldim ve bütün gücümle kapıya omuz attım. Omzum çok kötü ağrımıştı. Kapının yanındayken "Buradan çıkarsam sizin ananızı sikicem orospu çocukları sizi. Siz ne yaptığınız hiçbir şekilde farkında değilsiniz fakat ananızı sikicem ben sizin rahat olun siz." dedim. Tekrardan yatağımın oraya geldim. Kapıya vurmadan durdum çünkü yatağın sağ tarafında ki ayna çatlamıştı.