Sayfa 1 0 GELECEKTE

Satın Al

Instagram, güncel bilgileri en hızlı yayınladığım yerlerden biri. Ayrıca 7 / 24 bana ulaşabilirsin.

Takip et

Haktan Erdoğan Sunar. KÖY Her şey bundan 5 yıl önce başladı.Erzincada ki Avcılar köyüne gidecektik. 75 Yaşında ki annemi ziyarete gidecektim. Babam sizlere ömür. Karım ve 13 yaşındaki oğlum ile beraber bir otobüs firmasından biletlerimizi alıp yola koyulduk.

Köye geldiğinizde o köy havasını direk hissediyorsunuz ve sanki başka bir dünyaya geçmişsiniz hissi veriyor. İlk defa "gerçek" havayı tatmış oluyorsunuz. Ferahlıyorsunuz.

Annemi çok özlemişim gerçekten. Yaz aylarında gelebiliyoruz sadece. Daha fazla zaman ayırmalıyım ona.

Anneme sımsıkı sarıldım ve özlemimi giderdim.

Annemle sohbet etmeye başladım "Ne var ne yok" diye. Annem de "İyiyiz oğlum. Birkaç gündür olmasa bile iyiyiz" dedi. Ne oldu anne birkaç günde deyince "Boşver oğlum canını sıkma şimdi daha yeni geldin. Sonra anlatırım" dedi ve öyle konu kapandı. Ta ki geceye kadar ...

Yol yorgunluğu uykusu vardır bilirsin. Yolculuk yapan kişi büyük bir ihtimal yolda uyuyamadığı için eve geldiği zaman uyur.

Annem saolsun yerlerimizi çoktan hazırlamıştı o fıtık beliyle. Gelir gelmez kafamı koydum ve direk uyudum.

Gözlerimi açtığımda etraf kapkaranlıktı. Telefonumu elime bakıp saate baktım. Saat 2:43'tü. Köye gittiysen bilirsin, köy karanlığı bir başka olur. Bir de az insan yaşadığı için çok sessiz olur köyler.

Yan kanepeye baktığımda oğlumun yanında karımın olmadığını fark ettim. Su içmeye ya da lavaboya gitmiştir diye düşündüm.

5-10-20-30 derken karım bir türlü gelmedi. Beni de uyku tutmamıştı. Yerimden kalktım, tam 1 adım atacaktım ki kapı aniden açıldı. Gelen karımdı. Nerdesin hanım merak ettim seni dedim. Lavaboya gittim dedi. Işığı göremedim deyince gece olduğu için uyku sersemisin o yüzdendir dedi. Fazla üstüne gitmedim. Ardından tekrar yattım ve uyudum.

Sabah kalkıp telefonuma baktığımda saat 7:47 geçiyordu. 5 Dakika sonra annem kapıyı çalıp odamıza girdi. Ben zaten uyanıktım. Beni gördü ve "Oğlum hadi çayı demliyorum, birazdan kahvaltı yaparız kalk" dedi."Tamam"dedim. Hanım ve oğlum da Annemin sesine uyandılar zaten.

Sofraya geçtik. Kahvaltı yapıyorduk."Hanım dün gece uyuyamadım sen kalktıktan sonra" dedim."Ben dün gece hiç kalkmadım ki" dedi ... .

"Hanım nasıl kalkmadın, lavaboya gittin ya" dedim."Hayır gitmedim canım" dedi. Böyle kendinden emin bir şekilde söyledi bunu. Annemin bana ben bu soruyu sorarken böyle garip bir bakışı vardı. Üzgündü.

"Ne oldu anne"diyerek sebebini sordum. bir şey olmadı oğlum, dedi. bir şey biliyor gibiydi ama saklıyordu. Çıkardı ama kokusu yakında.

Abdestimi alıp Cuma günü olduğu için öğleye doğru camiye gittim.

Sohbet olur bilirsiniz camiler de. Sorun şu ki bu camide sohbet olmuyordu. Hep aynı duayı okuyorlardı. Nas suresini.

Cuma namazını kıldıktan sonra imamın yanına gittim. Niye hep nas suresini okuduk diye sordum."Köyümüz için" dedi."Nasıl yani köyümüz için" dedim."Bu konuyu fazla konuşmak istemiyorum" dedi ve yanımdan ayrıldı.

Garip şeyler oluyordu. Sanki herkes bir şey saklıyor gibiydi. Tedirgin olmaya başlamıştım.

Eve gidip yemek felan yedik ve her şeyi ögrendiğim o gece geldi.

Uyandığımda saat 3:24'dü. Susamıştım. Mutfak, ev küçük olduğu için hemen bizim yan odada kalıyordu yani bana çok yakındı.

Yerimden kalkıp kapıya doğru yöneldim. Işık açık olmadığı için tek ışık kaynağı arka tarafımda kalan iç perdenin arasından sızan ayın ışığıydı. Ailemi rahatsız etmemek için yattığımız odanın ışığını açmadım. Kapıdan çıktım fakat önümü göremiyordum. O anda sağ tarafta bulunan lambayı açma düğmesine basmaya çalıştım fakat sanki o lamba düğmesi kaybolmuştu oradan.

Önümü göremediğim için yattığım yerin ışığını açmak için geri dönmeye karar verdim. Işığı açmak için geri döndüğüm de oğlumun çok kısık sesle bir şey fısıldadığını duydum.

Ne söyledigini duymam için yanına kadar gitmem gerekti. Kulağımı ağzına dogru yaklaştırdım ve dinlemeye başladım.

"ba" sonra bir kaç saniye sonra yine "ba" ve yine "ba" diyordu. Beni sayıklıyordu ama niye.

Ardından anlamadığım sözler söylemeye başladı. Ben tabi tedirgin olmaya başladım. Çok kısık bir sesle elimi alnına doğru götürürken bir anda gözleri açıldı. Bana bakıyordu. Gözlerini hiç kırpmıyordu. Oğlum iyi misin diye sordum. Cevap vermedi ve bakmaya devam ediyordu."Oğlum iyi misin" dedim. Yine cevap vermedi.

Gözlerini hiç kırpmadan bana bakarken bir anda hiç bilmediğim bir kelime söyledi ve bağırmaya başladı.

Bir anda nefes nefese kalktım. Rüyaymış hepsi, bu yüzden biraz rahatladım. Sabah vaktiydi. Karım ve oğlum mışıl mışıl uyuyorlardı. Telefonumu elime aldığımda 6:48'di saat.

Derin bir nefes aldım. Bismillahirrahmanırrahim dedim ve ardından yerimden kalktım.

İçeriden sesler geliyordu. Annem erkenciydi yine. Yanına gittim ve "Annem nasılsın" diye sordum."İyiyim oğlum" dedi.

Annem börek yapmıştı. Hemde su böreği. Kokusu gerçekten inanılmaz güzeldi.

15 Dakika sonra Oğlum, oğlum kalktıktan 5 dakika sonra da Karım geldi yanımıza.

Kahvaltı yaptıktan sonra dün gece yaşadığım olayları anlatmaya başladım anneme."Oğlum sana da bulaşmış olabilirler" dedi."Anlamadım anne kim bulamış bana" diye sordum. Başladı anlatmaya ...

"Onların adı anılmaz 3 harfliler denir onlara. Onlar için dua okunur her vakit camide." dedi.

Annem böyle deyince bir korku oluştu içimde.

"Şimdi akşama ben bir hoca çağırıcam buraya. Sana bir baksın, dua okusun" dedi.

AKŞAMA DOĞRU ...

Saat 20:30 gibiydi, kapı çaldı.

Uzun beyaz sakallı 65 yaşlarında biri geldi içeri. Annemle tokalaştı ve ardından bana bakıp "Bismillahirrahmanirrahim" dedi.

"Neler oluyor hocam"dedim. [Annemin ismi Hafizedir] "Hafize hanım hemen bir sürahi ve kağıt kalem getirin bana" dedi.

5 Dakika sonra kalem kağıtla geldi annem ve hocaya verdi. Hoca kağıda bir şeyler yazdı. Görebildiğim kadarıyla arapçaydı yazdığı kelimeler. Kağıdı 4'e katladıktan sonra birkaç dua okudu. Ardından kağıdı suyun içine attı.

"Gel oğlum" deyip beni yanına çağırdı. Elini başımın üstüne koydu ve nas suresini okumaya başladı. 3 kere okuduktan sonra sürahideki suyu bardağa boşalttı ve bismillahirrahmanirrahim diyerek "iç oğlum bunu"dedi. Bismillahirrahmanır ahim dedikten sonra içtim suyu. Hoca yerinden kalktı ve "yarın tekrar gelmeliyim" dedi. Kapıdan çıkarken bana hiç iyi bakmıyordu. Korkuyordum. Yatmaya gittim. Gece bir çığlıkla uyandım ...

Yanımda olan karıma bakıyordum. Çığlık sesiyle kalktıktan sonra bağırmaya başladı. Oğlum o çığlıkla beraber bir anda irkildi ve ağlıyordu. Yatağımdan fırlayıp hemen karımın yanına gittim."İyi misin hanım bana cevap ver" diyordum fakat o bağırmaya devam ediyordu. O ara annem içeri geldi. Karımı gördükten sonra bismillahirrah manirrahim dedi ve "ben hocayı çağırmaya gidiyorum" dedi.

30-35 Saniye sonra karımın bağırışları durdu ve bu titremeye dönüştü. Gözleri faltaşı gibi açıktı ve bana dikmişti o gözleri."İyi misin cevap ver hanım "diyordum fakat cevap vermiyordu.

15 DAKİKA SONRA ...

Karımın titremeleri hafiflemişti ama halen cevap vermiyordu. Ardından içeriden kısık bir ses "buyrun hocam" dedi. 10 saniye sonrada odanın kapsısından hoca belirdi. Karımı görür görmez nas suresini okumaya başladı. Bismillah bismillah bismillah demeye başladı ve hep tekrar ediyordu. Her 3 bismillah dediğinde bir nas suresini okuyordu.

10 kere okudu böyle ve anneme dünkü sürahideki suyu getirin dedi. Annem hemen getirdi. Hoca "Hafize hanım sen ayaklarından tut" dedi anneme. Ardından bana döndü ve gözüyle ellerini işaret edip "Sende ellerinden çünkü tepki verebilir" dedi. Biz karımı tutarken hoca sürahideki suyu bardağa boşalttı. Karımın gözü sudaydı. Hoca suyu karımın tam ağzına götürecekti ki karım bir anda arapça sözler söylemeye başladı. İstemiyor gibiydi. İşin en garip tarafı ise kendisi değildi sanki. Çok güçlüydü. Zar zor tutuyorduk 2 kişi.

Hoca bardaktaki suyu karımın ağzına götürdü ve nas suresini okuyarak bir yudumda olsa içirmeyi başardı. Bu suyu içtikten sonra karımın ellerini ve ayaklarını bıraktık çünkü gözleri kapanmıştı.

Hoca "tamam rahat bırakın şimdi" dedi."Neler oluyorum hocam korkuyorum" dedim."Üzülerek söylüyorum, köydekiler gibi 3 harfliler size musallat olmuş" dedi ...

"Hocam korkutuyorsunuz beni, ne yapıcaz şimdi" diye sordum."Yapacak fazla bir şey yok. Bol bol dua edin" dedi ve kalkıp yanımızdan gitti.

1 SAAT SONRA ... .

Karımın başında 1 saat kadar beklemiştim. Bu sırada oğlumu da uyutmuştum. Oğlum çok korkmuştu ve sürekli ağlamıştı.

Düşünmek istemiyordum olanları. Biraz hava almak için dışarı çıkayım dedim. Zaten hemen kapının önünde sandalye vardı ve sol tarafımız uzun bir tarlaydı.

Gece soğuk olduğu için üstüme bir şey alıp dışarı çıktım. Dışarı çıktıgımda havanın gerçekten soğuk olduğunu tekrar anladım. Yaz vakti olmasına rağmen çok hafifte olsa ağzımdan buhar çıkıyordu.

O anda bismillahirrahmanırrahim diyerek irkildim. Tarlanın orada insan boylarında bir karartı vardı. Yüzünü görmeyi bırakın hiçbir tarafı gözükmüyordu.

ALLAH'ım neler oluyor diye geçirdim içimden. Böyle ellerimi gözüme götürüp ovuşturdum ama o karartı halen orada duruyor du.

Kafayı yemek üzereydim. Gözlerimi kapattım ve 3 kere nas suresini okudum.

Gözlerimi açtığımda o karartı yoktu orada. Tam arkamı döndüm, bir anda karşımda karım belirdi. Kekeleyerek "canım ne zaman kalktın sen" diye sordum.

"Yeni kalktım" dedi ve daha sonra "Sen ne yapıyorsun burada" diye sordu."Hava almaya çıktım" dedim. bir şey hatırlamıyordu ve olanlardan bahsetmedim ona.

Namaz kılmak için abdest almaya gittim. Açık konuşayım abdest duasını bilmiyordum. Abdest alırken nas suresini okuyurdum bende.

Tam ayağımı musluğa attım yıkıyorum, bu sırada aynaya bakayım dedim. Bakmaz olaydım ...

Anlık olarak suratımın karardığını, sol gözümün alt tarafından başlayıp çeneme doğru uzanan kırmızımsı bir çizgi olduğunu gördüm.

Suratımı böyle görünce gözlerimi kapattım ve öyle abdest almaya devam ettim. Sadece dua ediyordum. Abdest almayı bitirdikten sonra. Yüzümü tekrar tekrar yıkadım.

Boş odaya geçip 2 rekat namazımı kıldıktan sonra bol bol dua edip yattım.

Sabah uyandığımda saat 7:49'du. Karım ve oğlum uyuyorlardı. Elimi yüzümü yıkayıp abdestimi aldım ve 2 rekat daha namaz kıldım.

Kahvaltıdayken yine ben konuyu açtım. Korkarak "gece niye uyuyamadın canım" diye sordum. Bana böyle 2-3 saniye duraksayarak baktı.

"Gece ben uyudum"dedi."Hanım bu böyle olmayacak. Yarın gidiyoruz buradan."dedim."Tamam" dedi.

Telefonla bilet siparişi verdik, en yakın bilet yarın sabah 8:30'a vardı. Hemen 4 kişilik yer ayırttırdık. Karıma "Bavulunu falan hazırla" dedim.

Bavullarhazırlandı. Gitmeye hazırdık. Fakat bu gece olan olaylar gitmemize engel olacaktı.

Korkmaya başlamıştım değil artık resmen korkuyordum. Anneme de bilet aldım ki buradan uzak dursun diye.

Gece yatmaya gittiğimde bol bol dua ettim. Yatmadan öncede hocanın okuduğu suyu içtim ve yattım.

Bir anda bir bağırma sesiyle irkilerek uyandım. Karım "Murattt Murattt" diye bağırıyordu. Evet oğlum yoktu yanımızda ...

ALLAH'ım neler oluyordu diye geçirdim içimden. Karımın attığı çığlığı duymuş olmalı ki annem soluk soluğa geldi yanımıza. Bu sırada karım ağlıyordu. Bende hemen üstüme bir şey alıp dışarı çıktım. Etraf karanlıktı. Hiçbir şey gözükmüyordu. Sağ taraftan bir bağırma sesi geldi BABA diye. Ayın ışığının vurduğu o tarafa doğru baktığımda simsiyah ayakları gözükmeyen bir varlığın oğlumun ayaklarından çekip sürüklediğini gördüm ve oraya doğru koşmaya başladım.

Koşarken içimden sadece dua ediyordum, başka bir şey yapmıyordum. Bir anda duraksadım çünkü oğlum bir anda yok olmuştu. Gözlerimi açıp kapadığımda yoktu o artık.

Etrafıma bakmaya çalışıyordum zifiri karanlıkta. O karanlığın sesi geliyordu kulaklarıma. Kafayı yemek üzereydim tam o anda.

ALLAH'ım yarabbim sabır ver bana deyip etrafıma düzgünce tekrar bir baktım ve ileride bir ev gördüm. Koşa koşa oraya gittim.

Ev çok eskiydi. Duvarlar da kırmızı renkte arapça harfler yazıyordu. Bir kaç adım attım ve içeriden bir çıtırtı geldi. Çıtırtıya doğru yöneldim ve bir kaç adım daha attım.

Oğlum bir duvarın kenarında çömelmiş ve titriyordu. Beni görünce baba arkanda, baba arkanda dedi kısık bir sesle ve arkamı döndüm.

Arkama baktığımda bir şey yoktu. Bir adım attımki bir anda arapça seslerle bir bağırma sesi yükseldi ve yer gök inledi o anda. Sanki deprem oluyormuş gibi etraf sallanmaya başladı. Ben sallanma olduğu anda hemen oğlumun yanına gittim. Ona sarıldım ve "korkma oğlum" dedim. Ardından gözlerimi kapatıp içimden 3 kere nas suresini okudum.

Duamı bitirdikten sonra sallanma geçmişti. Ondan sonra hemen oğlumu kucağıma alıp koşarak eve gittim. Şimdi sabahı beklemek kalmıştı.

Ailem iyice korkmuştu. Hele ki oğlum tek laf etmemişti eve geri geldiğimizden beri. Karım az bir zamanda olsa oğlumuzu kaybetmemizin şokundaydı. Oğlumuza sımsıkı sarılıyordu. Annemde bizi teselli etmeye çalışıyordu.

Sabaha kadar uyuyamadık. Daha doğrusu gidene kadar uyuyamadık. Saat 7 gibi yani etraf aydınlandığında bavullarımızla çıktık köyden. Bir daha asla gelmeyecektik buraya, arkamızda belkide büyük bir sır saklasakda ... Haktan Erdoğan Sundu. Kitabımı okuduğun için çok teşekkür ederim, iyi ki varsın. Eğer yorum yapmak istersen, MENÜ aracılığı ile, şimdilik, Google Play üzerinden yorum yapabilir, ayrıca kitaplarımı paylaşabilirsin. 7/24 bana ulaşmak için üstteki seçenekleri kullanabilirsin. İyi ki buradasın ve umarım güzel vakit geçirmişsindir. Kendine iyi bak.